Türkiye Üretiminde Kritik Pay
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı verilerine göre Türkiye genelinde yaklaşık 6,4 milyon ton patates üretimi gerçekleştirildi. Bunun 900 bin tonun üzerindeki kısmı Niğde’de üretildi. Bu tablo, Türkiye’de üretilen yaklaşık her yedi patatesten birinin Niğde’den çıktığını ortaya koyuyor.
Ancak yüksek üretim hacmine rağmen, özellikle arz fazlasının oluştuğu dönemlerde fiyatların maliyet seviyesinin altına düştüğünü belirten Yılmaz, depolama sürecinde yaşanan çimlenme, su kaybı ve çürüme gibi kalite problemlerinin ciddi ekonomik kayıplara yol açtığını söyledi. İhracat pazarlarındaki dalgalanmaların da üretici gelirinde istikrarsızlık yarattığını ifade eden Yılmaz, standart dışı veya düşük piyasa değerine sahip ürünlerin çoğu zaman ekonomik karşılık bulamadığını kaydetti.
Entegre Biyoplastik Üretim Modeli
Yılmaz’ın önerdiği model, patates üretimi ile biyobozunur plastik sanayisini entegre eden dört aşamalı bir üretim sürecini kapsıyor:
1. Nişasta Elde Edilmesi:
Patateslerin yıkama, mekanik parçalama ve santrifüj işlemleriyle yüksek saflıkta nişastaya dönüştürülmesi.
2. Termoplastik Nişasta Üretimi:
Elde edilen nişastanın kontrollü ısı ve basınç altında işlenerek termoplastik özellik kazandırılması.
3. Polimer Harmanlama:
Mekanik dayanım ve esneklik özelliklerinin artırılması amacıyla biyobozunur polimerlerle (PLA veya PBAT bazlı bileşenlerle) karıştırılması.
4. Nihai Ürün Üretimi:
Granül formdaki biyoplastikten film ekstrüzyon yöntemiyle kompostlanabilir ambalaj, poşet ve paketleme ürünlerinin üretilmesi.
Patatesin yaklaşık yüzde 15–20 oranında nişasta içerdiğini belirten Yılmaz, uygun plastikleştiriciler ve proses kontrolüyle bu nişastanın işlenebilir termoplastik forma dönüştürülebildiğini ifade etti. Nihai ürünlerin endüstriyel kompost koşullarında biyolojik olarak parçalanabildiğine dikkat çekti.
Küresel Uygulama Örnekleri
Biyoplastik üretiminin dünya genelinde sanayi ölçeğinde uygulandığını vurgulayan Yılmaz, İtalya merkezli Novamont’un nişasta bazlı kompostlanabilir plastikler geliştirdiğini, Fransa merkezli Roquette’nin bitkisel bazlı biyopolimer hammaddeleri ürettiğini ve ABD merkezli NatureWorks’ün bitkisel kaynaklı PLA üretiminde küresel lider konumda bulunduğunu hatırlattı.
Bu örneklerin, tarımsal hammaddenin ileri teknoloji ile yüksek katma değerli sanayi ürünlerine dönüştürülebileceğini açıkça gösterdiğini belirtti.
Ekonomik, Çevresel ve Stratejik Kazanım
Yılmaz’a göre önerilen model yalnızca ekonomik bir yatırım değil; aynı zamanda çevresel ve stratejik bir dönüşüm adımı niteliği taşıyor. Arz fazlasının katma değere dönüştürülmesiyle üretici gelirinde istikrar sağlanması, tarımsal atık ve israfın azaltılması ve fosil bazlı plastiklere sürdürülebilir alternatif geliştirilmesi hedefleniyor.
Küresel ölçekte plastik kirliliğini azaltmaya yönelik düzenlemelerin arttığına dikkat çeken Yılmaz, kompostlanabilir ürünlere olan talebin hızla yükseldiğini belirtti. Niğde’nin güçlü tarımsal altyapısı ve lojistik avantajlarıyla bu alanda stratejik bir üretim merkezi olabileceğini ifade etti.
Yılmaz, “Niğde yalnızca patates üreten bir şehir olarak kalmamalı. Patatesten ileri malzeme teknolojileri geliştiren, katma değeri yüksek ürünler ihraç eden bir merkez olabiliriz. Bu hem üreticimizin emeğini korur hem de Türkiye’nin biyoplastik teknolojilerinde söz sahibi olmasına katkı sağlar” dedi.