Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 600 koltuk var.
Ama çalışma masası olan koltuk sayısı…
İki elin parmaklarını geçmez.
O masalardan birinde Ömer Fethi Gürer oturuyor.
Oturmak denirse tabii.
Bazıları milletvekili olur.
Bazıları milletvekili gibi görünür.
Bazıları da vardır…
Milletvekilliğini meslek değil, sorumluluk sayar.
Ömer Fethi Gürer, işte o üçüncü gruptur.
Zor bulunan türdendir.
Nesli tükenmek üzeredir.
SORU ÖNERGESİ DEDİĞİN ŞEY…
Meclis’te soru önergesi vermek kolaydır.
Takip etmek zordur.
Cevap gelmeyince yeniden sormak daha zordur.
Israr etmekse… karakter ister.
Gürer’in imzası olan soru önergeleri
birkaç tane değil,
bir dosya değil,
bir dönemlik hiç değil.
TBMM kayıtlarına bakarsınız…
Rakamlar yüzlerle ifade edilir.
Tarım var.
Hayvancılık var.
İşçi var.
Gıda var.
Mazot var.
Gübre var.
Borç var.
Yoksulluk var.
Yani memleket ne yaşıyorsa,
Gürer onu sormuştur.
YAZDIĞI KİTAPLAR VAR
Bazı siyasetçiler kitap yazdırır.
Bazıları kitap imzalatır.
Gürer yazar.
Üstelik öyle süslü anılar falan değil.
Niğde’nin tarihi…
Anadolu’nun emeği…
Tarımın çöküşü…
Toprağın sessizliği…
Siyasetin hafızası…
Yazdığı kitaplar,
Belgeyle.
Arşivle.
Emekle.
Bu ülkede bir milletvekili düşünün ki,
gelecek kuşaklara
“biz ne yaşadık” diye
kaynak bırakmış olsun.
İşte o milletvekili Gürer’dir.
GAZETECİ REFLEKSİ, SENDİKACI İNADI
Gazetecilik yapmış.
Sendika kurmuş.
İşçinin masasından kalkmış.
Meclis kürsüsüne çıkmış.
Yani hayatı PowerPoint’ten öğrenmemiş.
Yani masa başı değil, hayat görmüş.
O yüzden konuşurken süslemez.
O yüzden yazarken eğip bükmez.
O yüzden rakam verir.
O yüzden isim söyler.
O yüzden rahatsız eder.
MECLİS’TE BİR ŞEY OLDUYSA…
Bir çiftçi battıysa,
bir üretici iflas ettiyse,
bir hayvan kesime gittiği için değil,
yem alamadığı için yok olduysa…
Bilin ki o dosya
bir yerlerde açılmıştır.
Ve o dosyanın kapağında
çoğu zaman aynı isim yazar:
Ömer Fethi Gürer.
ASIL MESELE ŞU
Bu kadar soru önergesi verilebiliyorsa,
bu kadar kitap yazılabiliyorsa,
bu kadar saha yapılabiliyorsa…
Demek ki yapılabiliyormuş.
O zaman soru şudur:
Diğerleri ne yapıyor?
Ve işte bu soru,
Gürer’i övmekten çok
başkalarını rahatsız eder.
SON SÖZ
Türkiye’de çalışkan milletvekili olmak
övülecek bir şey olmamalıydı.
Normal olmalıydı.
Ama normal değil.
O yüzden bugün
Ömer Fethi Gürer’den söz ederken
bir kişiyi değil,
olması gerekeni anlatıyoruz.
Meclis’te hâlâ çalışan biri varsa,
not düşülmeli.
Bu notun altına da
kalın harflerle şunu yazmalı:
Ömer Fethi Gürer - Çalışkanlığın unutulmaya yüz tuttuğu bir ülkede,
hatırlatan bir örnek.